Salı, Mayıs 13, 2008

UZUN BİR ARADAN SONRA



Bloğumu ve takipçilerimi, arkadaş blog ziyaretlerimi uzun zamandır çok aksattım bundan dolayı özür dilerim. Elimde olmayan bazi sebeplerden dolayi ara vermek durumunda kaldım.


Sayfamda yeni bir görüntü :) olması açısından, geçen hafta sarı saçlı ve şapka takmayı seven 11 yaşında bir kız çocuğu için yaptığım pastanın fotoğrafını eklemek istedim. Umarım en yakın zamanda yeni tariflerle burada olacağım. Hepiniz kendinize iyi bakin.

Sevgiler,

Cumartesi, Mayıs 03, 2008

İYİ Kİ DOĞDUN SELEN'CİĞİM



Benim şeker mi şeker yeğenim, kardeşim Ebru'nun kızı ve benim cadım Damloş'un deli olduğu ablası Selen'ciğimin 5. doğum gününü kutladık geçen hafta. Ve benim sarı şekerim benden deniz kız temalı pasta istedi. Benim aklımda Barbie bebekli pasta istiyor diye kalmış, o yüzden kendimi ona hazırlamış hatta elbisesini bile az çok kafamda tasarlamışken, fikir değiştirdi ve kızıl saçlı bir deniz kızı istedi. O haftanın yoğunluğundan pastanın süslemesini iki saate sığdırmam gerekiyordu ve ben de Damla'nın oyuncak bebeklerinden birini konu mankeni olarak seçtim. Bu arada bebeğin saçları gıda boyası ile renklendirilmiştir :).


Canım yeğenim iyi ki doğdun. Nice senelerde beraber kutlamak dileği ile. Seni çok seviyoruzz.

Cuma, Mayıs 02, 2008

KİTAP OYUNU


Sevgili Aslı'cığım beni yeni bir oyuna davet etmiş ve ben de bu oyuna seve seve katılıyorum. Çünkü o kadar önemli bir konu ki kitap konusu, ama maalesef son zamanlarda pek vakit ayıramamakla birlikte kendimde büyük bir açık hissediyorum. Aslında bunun bahanesi olur mu bilmem ama sevgili kızım hayatımıza girdiginden beri ihmal ettiğim bir konu. Kitap okumak kadar rahalatıcı, kafa dağıtıcı, kendinizi iyi hissettriren bir hobi yoktur sanırım.
Ama tabii şunuda belirtmem gerekir ki bu zaman zarfında okuduğum kitaplar, daha çok anne- çocuk psikolojisi ve çocuk yetiştirmeyle alakalıydı.

Ben genelde tarihi romanları okumayı çok seviyorum. Ve öyle bir kaptırıyorum ki kendimi, eminim çoğu kitap okumayı seven arkadaşlarda aynı şey oluyordur, resmen kendimi o zamana adapte edip kitap kahramanlarından birinin yerinde kendimi hayal edip yaşıyorum. Uzun zaman etkisinden kurtulamıyorum. Bu tür kitaplardan biri de seri bir kitap olan 'Ramses'. Romanın 5 kitaptan oluşması beni bayağı bayağı içine çekmişti :). Okuduğum dönemde Mısır tarihine merak sarmış ve bir takım araştırmalar yapmıştım.
Bu serinin dışında yine bir dönem 'kendi farkındalığınızı bulma' yönünde etkilendiğim Simyacı ve akabinde bunu takip eden diğer Paulo Coelho kitapları oldu.

Ve Marlo Morgan'ın 'Bir Çift Yürek' kitabı da yine tavsiye edeceğim kitaplar arasındadır. Avustralya'da Aborijinlerin hayatını araştıran ve onlarla bir dönem yaşayan Amerika'lı bir yazarın anılarının toplandığı bir kitap. Enteresan bir yaşam....

Tatilde, plajda güneşlenirken okuyabileceğiniz kitaplara örnek olarakta Maeve Binchy'nin kitaplarını önerebilirim :), hazır tatil planları yaparken yanınıza kitap almayı da unutmayın.
Arada kendimizi geliştirici kitapları okumayı da seviyorum. Özellikle 'Büyük Düşünmenin Gücü'nü herkese tavsiye ederim.

Şu anda okuduğum kitabı söylesemm mi acaba, 'sen hala o kitabı bitiremedin mi?' diyeceksiniz bana biliyorum. Siyah Süt. Evet hala okuyorum haftada bir sayfa, aslında okumak istediğim sırada bekleyen o kadar çok kitap varken.

Ben de bu oyuna sevgili Gülriz, Funda, Oya ve blog dünyasında çok çok yeni olan Pelin'i davet ediyorum.

Herkese bol kitaplı günler ve iyi haftasonları diliyorum.