
Cadılar bizim bildiğimiz çizgi filmlerdeki kötü karakterlerdir, çirkin çirkin gülen hep kötülük düşünen kişilerdir. Ama nedense kız çocuklarını, kız bebeklerini 'cadı' diye severiz. Hoşumuza gider onlara bu şekilde seslenmek.

İşte Anneler Kulübü'nde tanışıp yazıştığım sevdiğim arkadaşım Melike'de kızına aynı bu şekilde hep cadı der. Geçen hafta benden Melisa'nın 1 yaş pastasını yapmamı isteyince aklıma gelen ilk şey 'bebek cadı'lı pastaydı. Bunu Melike ile paylaşınca o da fikri çok beğendi. Ben de yapmaya koyuldum.

Ama zorlandığımı itiraf etmeliyim. Neden? Bir bebek nasıl cadı olabilirdi? Nasıl hem cadı hem sevimli görünebilirdi? Cadıların olmazsa olmaz aksesuarı süpürge şarttı. E şapkada tabii, sonra pelerin. Renkler siyah olur ama bebeğe siyah yakışmaz ki, derken pembeyle siyah birleşti, kucağına oyuncak bebek kondu ve gülen bir cadı çıktı ortaya nihayet.

Kızım beğenmedi bu cadıyı, çünkü cadılar gülmezmiş, oyuncak bebekleri olmazmış, ya pamuk prensese verdiği zehirli elma neden yokmuş, hayır bebek cadı olamazmış. Neyse Damla'yı ikna edip beğendiremedim pastayı. Umarım siz beğenirsiniz.
Pasta 4o kişilik yapıldı. İçi kakolu pandispanya, çikolatalı krema ve frambuazdan oluştu.
Melisa cadısının ilk yaşını içtenlikle tekrar kutluyorum. Annesi, babası ve sevenleri ile nice güzel günlerde yeni yaşlarını kutlamalarını diliyorum. Melike'ciğime de bana bu pastayı yapma fırsatı verdiği için ve de pasta için söylediği güzel sözler için çok teşekkür ediyorum.
Sevgiler,
Not: Herkesin bayramı şimdiden kutlu olsun. İyi bayramlar.








