Çarşamba, Nisan 22, 2009

EN GÜZEL BAYRAM 23 NİSAN



En güzel bayram 23 Nisan. Çocukların en güzel bayramı.

Hep birlikte söz veriyoruz Atam sana,

İleriye bakacağız, geçmişten ders alacağız,

Yurdumuzu senin ışığınla Dünyaya tanıtacağız.

Sevgili Selen'ciğim bugün okulda tören yaptık. İstiklal Marş'ını okuduk, dans ettik, balon patlatmaca oynadık, sandalye kapmaca oynadık, şarkılar söyledik, şiir okuduk.

Atatürk düşmanları yok etti. Sonra da öldü. O artık kalbimizde.

"Canım Atatürk'üm mavi mavi gözlerinle bize çok şey anlattın, sana çok teşekkür ederiz."



TRUFFLE-LOLİPOPLAR






NOT:

23 Nisan etkinliğine blog dünyası da katıldı ve biz büyükler bir günlüğüne de olsa bloğumuzu çocuklarımıza bıraktık. Yukarıda ki bannerdan katılımcı bloglara ulaşabilirsiniz.

Kızım Damla 4 yaşında olduğu için bloğumda yazıp çizme durumu pek olamıyacağı için ben de onun ağzından okulda geçirdikleri günü kaleme aldım kesinlike söylediklerinde değişiklik yapılmamıştır. Hoş gerçi çok fazla şey de anlatmadı zaten :). Kısa ve öz oldu sanırım.

Adı geçen Selen, Damla'nın en sevdiği kuzenidir. Ona hitaben anlatmayı uygun gördü kendisi. Sonra da beraber mutfak aktivitesi yaptık. 23 Nisan şerefine Truffle-lolipoplar hazırladık sonrada afiyetle yedik.

Bu tarz lolipopları Bakerella'nın sayfasında gördüğümden beri yapmak istiyordum. Değişik versiyonlarına onun sayfasından bakabilirsiniz. Ve yine zamansızlık ve sabırsızlık birleşince fazla çeşit yapamadık ama en kısa zamanda daha güzellerini yapmak için kendime söz verdim :). Bakeralla'nınkilerden sonra benimkiler pek tatmin etmedi çünkü.

Çocuklarımızla nice aydınlık günlerde nice bayramlar nice 23 Nisanlar kutlamak dileği ile.

Sevgiler herkese...

Cuma, Nisan 17, 2009

FRİGO


Bu isim size ne hatırlatıyor? Ya da şöyle sorayım. Sizi nerelere götürüyor? Bir koku, yemek kokusu ve ya bir parfüm kokusu, bir şarkı, bir lezzet insanlara zamanda yolculuk yaptırıyor gerçekten. Okul yıllarında gittiğimiz sinemalarda '10 dakika ara' verildiği zaman satıcılar boyunlarına asılı tahta tepsilere tak tak tak vurarak 'alasskaaa firrigooo' diye bağırırlardı. Benim hep tercih ettiğim frigo olurdu.
Eskide kalmış ve keşke olsa da yesek, ya da nerede o eski bayramlar der gibi nerede o eski ......... diyebileceğiniz şeyler var mı? Günümüzde hala yapılan ama eski tadını yitiren şeyler var mı?Lütfen paylaşın bizimle ve onları su yüzüne çıkaralım beraber. Bu bir lezzet olabilir, bir gelenek olabilir, bir mekan olabilir. Bayramları geçiyorum zaten o artık kanayan bir yara oldu son yıllarda, ama sizi gerilere eskiye götüren, hatıralarınızda yolculuk yaptıran iç çektiren şeyleriniz neler merak ediyorum.

Örnek verecek olursak hatırladıkça beni hem hüzünlendiren hem gülümseten şeyler,

-troleybüsler,

-Tipitip sakız,

-Nestle Gofret mesela ben o eski tadını bulamıyorum şimdi, formülünü mü değiştirdiler ne?

-sokak aralarında dolaşan eskiciler, bozacılar
- bayramlar ve yıl başları yaklaşırken merkezi yerlere kurulan kartpostal tezgahları

-çocukluğumuzda oynadığımız lastik (is-tan-bul-lu-lar :)),

-şeker kız Candy

-'hop hop hop değiş tonton' ve ya 'jetgiller'

-gündüz gidilen diskolar, okul çayları

.....

Bu listeyi daha da uzatabilirim ama biraz da size bırakayım. Hadi hafızanızı yoklayın. Eminim benim yazdıklarım çoğunuzu aldı götürdü bile...


Evet tarife gelince. Bu tarifi yıllar önce yazmışım bir kağıt parçasına kalmış. Dün kağıt parçalarını karıştırırken elime geçti ve hemen yapmaya koyuldum tabii yaparkende geçmişe gittim geldim. Elbette dışarıdan alınan gerçek tat gibi olmuyor ama ona yakın. Tavsiyem 1 gün buz dolabında bekletin. O zaman tadı daha çok oturuyor ve çocuklara da gönül rahatlığı ile yedirebileceğiniz ev yapımı bir dondurma oluyor.

Malzemeler:


- 1 kilo süt

- 3 çorba kaşığı un

- 3 çorba kaşığı pirinç unu

- 1 çorba kaşığı nişasta

- 1 tepeleme çorba kaşığı kakao
- 1,5 su bardağı şeker

- 125 gr margarin

- 1 tatlı kaşığı vanilya

Yapılışı:
Bir tencerede un, nişasta, pirinç unu, kakao ve şekeri karıştırın.

Sütü ekleyin, karışımı iyice eritin ve kısık ateşte koyu kıvama gelinceye kadar pişirin.

Ateşten aldıktan sonra yağ ve vanilyayı ekleyip iyice karıştırın. Ilındıktan sonra istediğiniz kalıplara bölün ve derin dondurucuda en az 5-6 saat bekletin.
Servis öncesi eriteceğiniz bir miktar bitter çikolatayı sütle karıştırarak koyu bir kıvam elde edin ve frigonun üzerine sürün.
Afiyet olsun. Herkese iyi haftasonları...

Pazartesi, Nisan 13, 2009

BEBEK ŞEKERİ


Geçtiğimiz hafta sonu Demir'in doğum mevlidi vardı. Ve yine kızım da yaptığım gibi Demir için de şekerlerini kendim hazırladım. Baskı ve tasarımda yardımcı olan yeğenim Hakan ve arkadaşım Alparslan'a da çok teşekkür ederim.
İlk önce acaba fotoğraflı kurabiye mi, çikolata mı olsun, yok fotoğrafı ahşap kutuda olsun, ama bir kenarında nazar boncuğu da olsun derken böyle bir nazar boncuğunda karar kıldık. En son olarakda magnet haline getirdik. İlgilenenlere fikir olabilir diye de sizlerle paylaşmak istedim.
Herkese iyi haftalar diliyorum. Bebeği olanları tebrik ediyor ve böyle tatlı telaşta bulunanlara da kolay gelsin diyorum.
Sevgiler,

Pazartesi, Nisan 06, 2009

KLASİK BROWNİ


Sizce bir browni nasıl olmalı, nasıl servis edilmeli? Islak, fındıklı, cevizli, soslu, ılık, soğuk? Her ne şekilde olursa olsun browniyi sevmeyen yoktur sanırım. Ama en önemli özelliği ıslak ve nemli olmasıdır. Onun en can alıcı noktası budur. Isırdığınız zaman yoğun bir çikolata tadı ve ıslaklık gelmesi bizi bizden alıyor :). İçinde cevizi çok yakıştırdığım için de genelde cevizli yapıyorum. Ve de ılık olarak yemeğe bayılıyorum yanında dondurma da olursa ohh değmeyin keyfime.

Peki bu browni nasıl ortaya çıkmış biliyor musunuz? Belki merak edeniniz vardır. Tabii hemen hemen her yiyecekte olduğu gibi bunun da tarihi biraz belirsiz. Anayurdu Amerika. 20. yüzyıl başlarında bir ev hanımının kek yaparken kabartma tozunu koymayı unutmasıyla dümdüz incecik bir kek ortaya çıkıyor ama bu tadıyla beğeni kazanıyor. Kimi kaynaklara görede bir aşçının elinde fazla un olmaması sebebiyle az un koyunca bu tür bir kek oluyor. Evet klasik brownide kabartma tozu yok ve un az miktarda kullanılıyor. Aslında kekten çok 'bar' diye nitelenen bir çeşit kurabiye.


Emel Başdoğan'ın ballı browni tarifini çok yaparım ve de çok severim ama geçen gün klasik basit bir browni yapmak istedim.

İşte tarifi.

Gerekli Malzemeler:

- 60 gr bitter çikolata

- 110 gr tereyağ

- 1 su bardağı toz şeker

- 2 yumurta

- 1/2 çay kaşığı vanilya

- 1/3 bardak un

- çay kaşığı ucuyla tuz

- ceviz ve ya fındık

Yapılışı:

- Fırını 175 derecede ısıtın.

- Çikolata ve tereyağını benmarie usulü eritin ve ılınmaya bırakın.

- Şeker yumurtayı çırpın ve çikolata karışımını ekleyin.

- Diğer tüm malzemeleri ekleyip karıştırın ve yağladığınız kek kalıbına dökün. Orta boy dikdörtgen ve ya kare bir tepsi kalıp işinizi görecektir.

- 35-40 dk pişirin. Fırınınıza göre bu süreden önce de pişebilir, test etmeyi unutmayın.

Browniyi kalıptan kolaylıkla kesip çıkarmak için 2-3 dk kadar buzlukta ve ya kalıbı buz dolu bir kaba oturtarak bekletin.

Afiyet olsun.

Çarşamba, Nisan 01, 2009

ISPANAKLI KİŞ

Kişin ne olduğunu merak edipte bir türlü yapamayan var mı? Ne zamandır şu kiş nedir nasıl yapılır diye araştırma yaptım ama bir türlü elim yapmaya gitmedi. Kimileri müptelası.


Kiş (quich), Fransız mutfağına aittir diye bilinir ama bazı kaynaklar bunun orjinalinde Alman mutfağına ait olduğunu gösteriyor. İçinde krema ve ya süt, yumurta bulunan bir hamur üzerine konulan değişik harçlardan oluşuyor. Bir nevi açık pay. Genelde sebze ağarlıklı harç kullanılsa da kıymalı, etli olanları da var.


Değişik tarifler vardı elimde. Hamur tarifi değişiklik gösteriyor. Hamuru için kullanılan malzemeler genelde yumurta, soğuk tereyağ ve tabii ki un. Bazı tariflerde çiğ hamurun üstüne harcı koyup pişirmeye vermiş ama genelde hamuru önceden pişirilip daha sonra harç konulması makbul sanırım. Ben de öyle yaptım.

Ben şahsen kişin müptelası olacağımı sanmıyorum. Çay saatlerinde değişik bir tat alternatifi olabilir. Ama benim göçmen böreğimi tercih ederim açıkçası :). Damak tadları tartışılmaz bir konu gerçi.





Malzemeler:
Temel kiş Hamuru için
- 250 gr un
- 100 gr tereyağ
- 45 ml süt
- 1 yumurta
- 1/2 çay kaşığı tuz
Ispanaklı Harç
- Yarım kilo ıspanak
- bir baş soğan
- 150 gr krema
- 1 yumurta
- rendelenmiş kaşar
Hamurun Yapılışı:
- Unu ve tuzu karıştırın içine ufak parçalara ayırdığınız soğuk tereyağını yedirin.
- 1 yumurta ve sütü ilave edip kıcamlı bir hamur elde edene kadar yoğurun.
- Streçleyip buzdolabında 1 saat bekletin
- Hamuru 30 cm kadar açıp yağlanmış kalıbınıza yayın kenarlardan yukarı doğru bastırın. Yarımsaat daha dolapta bekletin.
- Üstüne yağlı kağıt koyup üzerine bakliyat serpiştirip önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 15 dk pişirin. Kağıdı ve bakliyatları alıp 5-10 dk daha pişirin.
Harç:
-Soğanları tavada hafifçe soteleyin içine ıspanakları da ekledikten sonra sotelemeye devam edin. Pişen hamurun üstüne yayın.
- Bir yanda yumurtaları çırpın ve kremayı ekleyip iyice karıştırın, en son kaşar rendesini de ekledikten sonra ıspanakların üzerine dökün.
- 200 derecede 25-30 dk pişirin. Zamanından önce kenarları ve üstü çok kızarırsa folyo ile kapatarak pişirmeye devam edin.
Kişin değişik versiyonlarını deneyebilirsiniz. Pırasali, kabaklı, pastırmalı, kıymalı gibi. Sanırım ben pırasalısını ve ya pastırmalısını deneyeceğim.
Afiyet olsun.