Pazartesi, Aralık 31, 2007

YILBAŞI PASTASI VE ONA EŞLİK EDEN ÇİKOLATALAR



YILBAŞI SPESİYALİTEMİZ:
BADEM EZMELİ ÇİKOLATALI PASTA,
YİNE BADEM EZMELİ VE HİNDİSTAN CEVİZLİ ÇİKOLATALAR
VE TABİİ Kİ VAZGEÇİLMEZLERİMİZ TRUFFLARIMIZ.
TARİFLER SENEYE :)


Cumartesi, Aralık 29, 2007

HOŞ GELDİN 2008...

Allı pullu çam ağacı çalışması Damloş'a ait...
YENİ YILINIZ HUZURLU, MUTLU, SAĞLIKLI GEÇSİN. BAŞARILAR VE ŞANS SİZİNLE OLSUN.

Cuma, Aralık 28, 2007

MAYDANOZLU KREP RULO


Bu haftaki tuzlu tarifimiz Emel Başdoğan'a ait. Yapılışı zor olmamasına rağmen nedense şimdiye kadar denemediğim bir tarif olarak denenecekler listesinde uzun zamandır bekliyordu. Geçen gün artık tuzlu bir şeyler yapma zamanı diye düşünürken aklıma geldi. Çay saatlerinizde, günlerde, davetlerde yapılan salata yerini tutabilecek bir tarif gibi geldi bana ve denemeye karar verdim.

Özellikle benim gibi sarımsaklı yoğurtlu tatları sevenlerdenseniz eminim beğenirsiniz.


Gerekli malzemeler:

Krep hamuru için:

250 gr un

4 adet yumurta

500 litre süt

tuz

şeker


Harç için:

1 büyük demet maydanoz

1 su bardağı süzme yoğurt

200 gr beyaz peynir

4-5 diş sarımsak

tuz

2-3 sap dereotu

250 gr macar salamı

1/2 çay bardağı zeytinyağ

3-4 adet salatalık turşusu (bu kullanacağınız turşu boyutuna göre değişebilir)
Maydanozu yıkayıp bir yerde süzülmesi için bırakın. Krep için yumurta, un, süt, 1 çay kaşığı tuzu ve bir tutam şekeri iyice karıştırın. Bunun için mikserden yardım alabilirsiniz. Yarım saat kadar bekletin. Koyu kıvamda olduğunu düşünürseniz bir az daha süt ekleyin.
Tavayı ısıtın, hafifçe yağladıktan sonra krep hamurundan 1.5 kepçe kadar tavaya döküp iyice yayılmasını sağlayın.
Alt yüzü hafif pişince çevirin. Ben bu aşamada hep şu usta aşçılar gibi tavayla hamuru şöyle bir havalandırıp bir takla attırıp tekrar tavaya oturtmayı hayal ediyorum. Bir keresinde denemiştim oldu ama daha ufak bir tavada yaparken. Çok eğlenceli oluyor :). Neyse ne diyorduk, alt üst pişince bir tabağa alıp hamur bitene kadara arada tavayı yağlayıp krepleri yapmaya devam edin. Bu hamurdan yaklaşık 7-8 krep çıkıyor. Ama bize 6 tanesi lazım. O yüzden en azından 6 tane düzgün bir şekilde çıkarmaya çalışın. Krep hamurlarını soğumaya bırakın.
  • Maydanozu rondoda iyice kıyın ve bir tabağa alın.
  • İçinde maydonoz parçaları bılunan rondoya süzme yoğurt (ben evdeki normal yoğudu bir tel süzgece koyup iyice süzdürdüm), peynir, zeytinyağı, sarımsak,dereotu ve biraz tuz koyun ve karıştırın.
  • Tezgaha yağlı kağıt serin ve üzerine resimde görüldüğü gibi 6 adet krebi diktörtgen oluşturacak şekilde dizin.
  • Harçtan 3 yemek kaşığı kadar ayırın ve kalanını kreplerin üzerine yayın en uç kenarlara yaymasanızda olur çünkü orası rulonun düzgün olması için kesilecek.
  • Salamları dizin, salatalık turşılarınıda diktörtgenin dar kenarına arka arkaya dizin. Yağlı kağıdın yardımıyla salatalıklı kenardan başlayarak rulo yapın.
  • Yağlı kağıdı sarın, kenarlarınıda kapatın. Şeklinin düzgün olması için varsa ayrıca kartonla sarıp lastikleyin. Buzdolabında bir gece ya da en az 3 saat bekletin.

Kalan harcı rulonun üstüne iyice yayın ve kıyılmış maydanozla kaplayın. Rulonun kenarlarını keserek düzleştirin. Ve servis tabağına alın.

NOTLAR:

Eğer dedğim gibi yoğurtlu tatları sevenlerdenseniz yukarıda belirtilen harç miktarından biraz daha fazla hazırlayıp kreplerin içine bolca harç koyun. Ya da servis esnasında bu harçtan hazır bulundurun isteyen tabağının yanına ekstradan alabilir.

Ben salam çok kullanmadım ama siz isterseniz hiçte koymayabilirsiniz. Ya da salam yerine farklı şeyler deneyebilirsiniz.
Ruloyu dolaptan çıkarıp üstünü hazırladıktan sonra, servis yapmadan önce oda ısısında biraz bekletin.
Afiyet olsun.

Çarşamba, Aralık 26, 2007

ISLAK KURABİYE


Hemen hemen artik herkesin bildiği ıslak kurabiyeleri biz çok seviyoruz. Özellikle Damla için çok sık yapardım ama bu son zamanlarda kendimi pastaya ve yeni tatlar denemeye verdiğim için tamamen aklımdan çıkmış. Yeni bir şeyler yapmak yerine bugun bu browni tadındaki kurabiyeleri yapmaya karar verdim.

Ama bendeniz rahat durmayarak illa yeni bir şey deniycem diye malzemelerde değişiklik yaptım. Yarısını klasik kakaolu yaparken diğer yarısınıda hindistancevizli denemek istedim. Hatta kakaolununda yarısına portakal rendeledim.

Gereken malzemeler:

1 paket margarin (hüner kullandım)

2 yumurta

1 çaybardağı toz şeker

1 pkt kabartma tozu

1 pkt vanilya


Yukardaki malzemenin yarısı için 60 gr hindistan cevizi, diğer yarısı için 1 fincan kakao. Tamamını kakaolu yapacaksanız 1.5 fincan kakao yeterli gelir.

vee

Aldığı kadar un

Yani ele yapışmayacak kıvamda olacak. Hatta bırakın çok azıcık yapışsın. Fazla un koymaktan iyidir. Çünkü fazla un kurabiyeyi sıkıyor :).

Şerbet için:

2 çay bardağı şeker

2 çay bardağı su

Şerbeti kurabiye yapmaya başlamadan önce kısık ateşte pişmeye koyun.


Malzemeleri ikiye bölerek iki ayrı kapta hazırladım. Önce yumurta ve şekeri biraz çırpın sonra oda sıcaklığındaki yumuşamış margarini ekleyin elinizle bir yandan un ekleyerek yoğurmaya başlayın. Un eklerken içine kabartma tozunu ve vanilyayıda ekleyin.

Ben bu aşamada kabın birinin içine 1 fincan kadar kakao, diğerinede 60 gr hindistancevizi ekledim. Sonra ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın ve yağlanmış tepsiye dizin. Üzerlerine şerbet dökeceğim için parşömen kağıt kullanmıyorum ama siz kurabiyelerin üstüne dökmek yerine şerbete batırmayı düşünürseniz tepsiye yağlı kağıt koyabilirsiniz.

Önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında üzerleri çatlayıncaya kadar pişirin. Yaklaşık 15-20 dk. Fırınınıza göre bu süre değişebilir. Hafif yumuşakken fazla kıtır olmadan çıkarın. Şerbet soğuk kurabiyeler sıcak olacak şekilde şerbetleyin.

Kurabiyelerin üstüne hindistan cevizi, çikolata sos veya fındık fıstıkla süsleyebilirisniz ben bu sefer bir değişiklikle portakal sosu hazırladım. Kurabiyelerin yanında güzel bir tat oldu. Bu sosu bir çok şeyle kullanabilirsiniz. Krepli tatlılar ve ya ıslak keklere iyi eşlik eder.

Portakal sosu için:

1 portakal

1 tatlı kaşığı nişasta

3 yemek kaşığı şeker


Portakalın kabuğunu rendeleyin, kendisinide beyazlarından ayırıp dilimleyin. Dilimlerken çıkan suyu bir yerde biriktirin üzerine su koyarak yarım su bardağına tamamlayın. Bir kapta rendelediğiniz portakal kabuğunun üzerine suyu dökün, şekeri karıştırın, nişastayı az su içerisinde eriterek kaba ekleyin kaynatın sonra portakal dilimlerini ekleyip bir taşım daha kaynatın. Soğumaya bırakın.

NOT: Hindistancevizli de hiç fena olmadı aslında ben beğendim. Ama kakaolu her zaman tercihimdir :).

Bundan sonraki tarif kesinlikle bir tuzlu olacak, bugün canımın asıl istediğinin tuzlu bir şeyler olduğunu farkettim. Yılbaşı sebebiyle çikolata ve pastalara gömülmeden önce tuzlu tarif iyi gidecek sanırım.

Gelecek sürpriz tarife kadar hoşçakalın.

Pazar, Aralık 23, 2007

PORTAKAL KREMALI ÇİKOLATALI PASTA


İYİ Kİ DOĞDUN BABACIĞIM, İYİ Kİ VARSIN!

Bayram'dan bir hafta önce babamın doğum günüydü. İstanbul dışında oturmasindan dolayi telefonla kutladik ama bayramda hep beraberken tekrar kutlamak üzere diye konuştuk ve tabii ki pastasını da ben yapacaktım.

Ben kendimi bildiğimden beri evimizin bahçesinden hayvan eksik olmadı. Babam hayvan beslemeyi onlarla ilgilenmeyi çok sevdiği için dönem dönem çeşitli hayvan beslemiş, yetiştirmiş. Güvercin, tavşan, kuzu, tavuk, köpek... Şimdilerde yine tavukları var, onlarla haşır neşir oluyor. Yaklaşık iki sene önceki civcivler şimdi kocaman tavuk ve horoz oldular. Annemlere gittiğimizde Damla onlarla vakit geçirmeye bayılıyor. Tavuklar aynı şeyi düşünüyor mudur bilemem :). Pek rahat vermediği için hayvanlara, zavallılar koşup duruyorlar çünkü.

Nasıl bir pasta yapsam diye düşünürken Damla'ya da danıştım. Kremalı, çikolatalı pasta hastası olan kızımdan yine bu yönde bir istek gelmesini beklerken ''civciv'li pasta yapalım babuşuma' (torunları babama babuş diyorlar) dedi. Babama yapılacak pasta için daha uygun bir tema olamazdı sanırım :).

Modelleme konusunda iyi değilim, ama yine de denemeye karar verdim. Arefe günü akşamı hediyelik kurabiyelerimi yaparken, bir yandan da pastayı yapmaya çalıştım. Modelleme yapımı gece geç saate kalınca detaylara fazla bakamadım. Babamı kucağında civciv severken modellemek istedim ama işte bu kadar yapabildim. Bunlar civciv görünümlü tavuk oldular aslında. Büyüklüklerine bakarsanız :). Pastayı çevreleyen truffların hepsi birer civciv olacaktı ama anca üç tane yapabildim. Çok yorulup ertesi günde yoğun bir gün olacağından kalanları olduğu gibi pastaya yerleştirdim. Çok sayıda civciv yapacağımı düşünerek sadece şeker hamuruyla modelleme yapmak yerine truffları kaplamak fikri daha çok aklıma yatmıştı. Ama bu şekliyle de beğenildi. Ama ben pastanın tadını daha çok beğendim. İçine portakallı krema, frambuaz ve parça çikolata kullandım.
Pandispanya tarifini '30 minute kids' cakes' kitabından aldım. Orjinalinde margarin yazıyordu ama ben tereyağ kullandım. Acaba margarin kullansam tadında ya da kabarmasında bir farklılık olur muydu bilmiyorum. Ama pastalarda ve kremalarda margarin kullanmayı sevmediğimden tereyağını tercih ettim.
Pandispanya tarifi:
250 gr tereyağ
250 gr şeker
4 yumurta
300 gr un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 tatlı kaşığı vanilya
1 portakal suyu ve rendesi
Fırını 160 derecede ısıtın.
Tereyağ ve şekeri iyice çırpın. Ayrı bir yerde yumurtayı çırpın. (Kekte portakal suyu ve rendesi kullanmak istemezseniz 2 yemek kaşığı sütle beraber çırpın). Diğer bir tarafta da unla beraber kabartma tozunu ve vanilyayı karıştırıp, yağlı karışıma azar azar ilave ederek karıştırın bir yandan da yumurtayı ekleyin. 23 cm lik yağlanmış kalıba dökün. 45 dk pişirin.
Portakallı Krema:
Her zaman kullandığım kakaolu pastacı kremasındaki malzemeleri ufak değişiklikle portakallı kremaya dönüştürdüm. Yapılışınıda değiştirdim. Orjinaline buradan bakabilirsiniz.
1,5 su bardağı toz şeker
3 silme yemek kaşığı un
6 silme yemek kaşığı nişasta (ben mısır nişastası kullandım)
1/2 çay kaşığı tuz
1 lt süt
2 yumurta
1 pk vanilya
1 portakal (beyaz kısmı kalmayacak şekilde soyulmuş)
Toz şeker, un, nişasta ve tuzu karıştırdım, içine çırpılmış yumurtaları ekleyip iyice karışıma yedirdim. Ocağın altını kısık olarak açarak sütü yavaş yavaş ekledim. Bayağı koyu bir kıvam istiyorsanız sütü daha az kullanabilirsiniz. Ben tam 1 litre süt koymadım. Koyulaşınca ateşten alıp içine vanilyayı, portakal suyunu ve portakalın kendisinide ufak ufak doğrayıp karıştırıp ılınmaya bıraktım. Portakalın iyice kremaya karışması ve pürüzsüz olması için mikserle bir iki dakika çırptım.
Kek aralarına krema, frambuaz ve parça çikolata koydum, dışınıda ganajla kapladım.
Arta kalan kek ve ganajla da truffları yaptım.
Bir pasta daha böylece bitmiş oldu :).
Sevgiler.

Çarşamba, Aralık 19, 2007

NİCE BAYRAMLARA...


Sevdiklerinizle beraber sağlıklı, mutlu ve huzurlu
geçireceğiniz bir bayram olsun...
Nice Bayramlara...

Salı, Aralık 18, 2007

EGE ve ARAS'ın DOĞUMGÜNÜ PASTASI







Ne çabuk geçti bir sene. Daha dün sanki sevgili arkadaşlarım Emel ve Oya doğum yapmışlardı hemde bir gün arayla. 15 Aralık'ta Oya'nın prensi Ömer Aras ertesi gün 16 Aralık'ta Emel'in ikinci prensi Poyraz Ege dünyaya geldi.

Bu sene ilk yaşlarını beraber kutlamaya karar verdiler. Bana da bu özel günde büyük bir sorumluluk yüklediler. Bu yılın kankilerinin pastalarını yapmam için ricada bulundular. Hemde yaklaşık 70 kişilik pasta olması gerekiyordu. 'Ne ben mi, nasıl olur, bana o kadar mı güveniyorsunuz' diye heyecanlanırken bir yandan da benim için güzel bir deneyim olacak diye de seviniyordum.

Bana bunu söylediklerinde iki hafta vardı önümde ama öyle heyecanlandım ki, biraz da korktum açıkçası iyi bir şey çıkarabilecek miyim diye. Her ne kadar, sağlolsunlar, görünüş olarak çok fazla bir şey beklemediklerini, güzel bol bol pasta yemek istediklerini söyleyerek heyecanımı bastırmaya çalışsalarda, ok yaydan çıktı bir kere. Sonuçta hem kendim arkadaşlarıma, hem arkadaşlarımın misafirlerine mahçup olması durumu var işin ucunda. İnsan kendisi için yaparken bir şey olmuyorda böyle özel bir günde başkaları için yapınca eli ayağına karışıyor işte. Ben hep böyleyim zaten. Normal zamanda durduk yerde iki üç çeşit yemek yaparken misafir geleceği zaman günler öncesinden uyku tutmuyor. Hep en güzel şekilde ağarlamak isteği varya işte o duygu rahat bırakmıyor. Her şeyin dörtdörtlük olmasına imkan yok tabii ama gelde anlat....:)

Kafamda bir sürü tema belirledim. Hem de ne temalar sanki kırk yıllık pastacıyımda. Yok o mu olsun, yok olmaz bu, iki ayrı temada mı yoksa birbirini bütünleyen pastalar mı yapsam, o kadar kişiye ne ölçüde pasta yeter, daha da kendimi zorlayıp iki adet iki katlı pasta mı yapsam, derken gün geldi çattı. 25cm lik kare kalıpta iki adet pasta yapmaya karar verdim. Ekstradan da 10-12 kişilik bir ufak pasta daha yaptım. Takviye olsun yetmez falan bir de rezil olmayalım diye. Bir yandan dua ederek bir yandan esip savurarak (acayip sinirli oluyorum telaşlandığım zaman zavallı kızım ve eşim :), pastayı bitirdim.


İki değişik pasta yapmaktansa ayrı gayrı olmasın birbirini tamamlayan pasta olsun istedim. Ama zamanımı çok iyi ayarlayamadığım için istediğim gibi tamamlayamadım pastayı. Üzerini daha süsleyecektim mesela yolun sonunda ev yapacaktım. Bu haliyle arabaların nereye gittikleri pek belli değil :).

Pastayı ayrı ayrı paketleyip partinin olduğu yerde ufak bir çalışma daha yaparak bir köprüyle ve altında akan su efektiyle işi bitirdik. Arkadaşlar görünce bu kadar beklemediklerini söyleyince ve gece boyunca iltifatlar alınca tüm yorgunluğumu, gün içinde yaşadığım aksilikleri unuttum. Neli pasta mı oldu? ... tabii ki çikolatalı. Kakaolu kek, kakaolu pastacı kreması, parça çikolata ve frambuaz....

İYİ Kİ DOĞDUNUZ EGE VE ARAS. Nice senelerde daha nice doğumgünlerinizi daha güzel (!) pastalarla hep beraber kutlamak dileği ile...

Sevgiler,

Pazar, Aralık 16, 2007

PUANTİYELİ DOĞUMGÜNÜ PASTASI








Bol pastalı, yoğun bir 4 gün geçirdim ve bu pastayla haftaya merhaba demek istiyorum.

Pastaları yaparken ne kadar çok heyecanlandım bir bilseniz. Heyecanlandım çünkü ilk pasta siparişlerimi almıştım. Bu heyecanımı sizlerle paylaşmak istiyorum. İlki bu pastaydı.


Geçtiğimiz hafta başında eşimin iş arkadaşı bir bayan arkadaşı için pasta yapmamı istedi. Heyecanlanmıştım çünkü tanımadığım biri için ilk defa pasta yapacaktım. Süslemesi belliydi pembe üzerine beyaz puanlı olması istendiği için işim bu noktada kolaylaştı. Pastanın tadı kadar görüntüsü önemliydi. Bu konuda istenen şeyin belli olması beni rahatlatmıştı. Ama iç malzeme hiç denemediğim bol hindistancevizli istenmişti. Kek kakaolu olacaktı. İki gün önceden keki pişirip hazırda beklettim.


Kreması için hemen nasıl yaparım acaba diye araştırmaya giriştim ve yine bahar pastasında denediğim yağlı krema (buttercream)'da karar kıldım. Hindistan cevizi aroması ve 100 gr kadar hindistancevizi rendesi kullandım. Artı olarak araştırma yaparken hindistan cevizli karamel tarifine rastladım. Bu kremayı pasta yapımında başlı başına bir krema olarak kullanmışlardı. Ufak bi değişiklikle ben ek olarak bunuda yaptım ve çok hoşuma gitti farklı tatlarda tekrar denemek istiyorum. Orjinalinde file badem kullanılmış. O şekilde de çok hoş olacağına eminim. Meyve olarakta dililenmiş muz koydum. Pastanın dışı içinde ganaj kullandım.


Son günde süslemesini yaparak sağ sağlim ama olumlu olumsuz samimi eleştirileride beklediğimi belirterek pastamı teslim ettim. Kafamda bir çok soruyla birlikte. Görünüşünü beğendiler mi? Tadını beğendiler mi? Acaba çok mu tatlı bir pasta oldu. Hem buttercream hem karamel hem muz kullandım, içleri bayılmış mıdır? Geceden haber alsamda rahat uyusam şeklinde sabahı zor ettim.

Ertesi günü güzel sözler duyunca sevindim. Ama tahmin ettiğim gibi çok şekerli sevenler için ideal olmuştu :). Bir daha aynı şekilde yapmaya karar verirsem kremalardan birinden şekeri azaltıcam. Ya da meyve olarak mayhoş tadı olan frambuaz deniycem.


Şimdi yapılışına gelince:

Keki hafif sütle ıslattım, yağlı krema sürdüm sonra bir kat muz dilimi dizdim ve üstüne hazırladığım karameli sıkma torbasına koyarak muzların üzerinde gezdirdim. İkinci keki koymadan önce alta gelicek kısmına koyu kıvamdaki ganajdan sürdüm ve üzerine kapadım. Diğer katıda aynı şekilde hazırladım ve en üstünüde ganajla sıvadıktan sonra buzdolabına koyarak bir gece beklettim.


Karamelin orjinal tarifi ve yapılan pasta için buraya bakabilirsiniz. Ben ölçüleri çok fazla ihtiyacım olmayacağı için değiştirdim.


Karamel için gerekli malzeme:

1 bardak şeker

1/4 bardak su

1 bardak krema

yarım çay bardağı kadar hindistan cevizi


Şeker ve suyu bir kaba koyarak hafif ateşte şeker eriyene kadar karıştırın. Ateşi yükseltip karıştırmadan kaynamasını ve koyu sarı renge dönüşmesini bekleyin. Sonra 10 dk süreyle ara ara karıştırın. Ateşten alın. Yavaş yavaş kremayı ekleyin. Şeker bu aşamada sertleşeceğinden tekrar ateşe koyup karıştırarak eritin. Sonra hindistan cevizini ekleyin. Sürülecek kıvama gelmesi için yaklaşık yarım saat bekletin.
Biran önce yazayım derken çok mu karışık anlattım? Biraz öyle oldu sanırım :).


Çarşamba, Aralık 12, 2007

HAFTANIN TUZLUSU : ZEYTİNLİ PEYNİRLİ MUFFIN


Ne zamandır sırasını bekliyordu bu muffincikler. Aslında basbayağı mayalı poğaça :). Ama muffin kağıtlarının içinde pişince muffin oldular.
Yaklaşık iki hafta önce CNR daki Otel, Restoran & Gastronomi fuarını ziyarete gittim. Bu fuarı ziyaret etmemdeki amaç bu alandaki yenilikleri görmek vee Hanimiş Işıl ve Ayşem'i ziyaret etmekti. O gün giderken elim boş gitmiyim hem 5 çaylarına yetişirim diye bu poçaları yapmıştım. Bloga koymak için pasta ve kurabiyelerden bir türlü sıra gelmedi.
Işıl'ı kaçırdım, orada göremedim ama sevgili Ayşem ve Gelincik Burcu'yla tanıştım. Sıcak evsahipliklerinden ötürü teşekkür ederim.
Poğaça için gereken malzemeler:
1 paket yaş maya
1 bardak ılık süt + 1 bardak ılık su
1 su bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı şeker
1 yumurta akı, (sarısı üstüne sürülecek)
tuz
aldığı kadar un
İç malzeme:
Beyaz peynir
Zeytin
Nane
Yaş mayayı su ve süt karışımında eritin. İçine şekeride ilave ederek köpürünceye kadar bekletin. Sonra içine yağ, tuz, yumurta akını koyup karıştırın ve bir yandan elinizle karıştırırken bir yandan un ekleyin. Elinize yapışmayacak kıvama gelince üstünü bir bezle örtüp mayalandırın. Çabuk mayalanmasını istiyorsanız fırını az ısıtıp içine koyun.
Mayalanan hamuru istediğiniz içle istediğiniz şekli vererek tepsiye dizin. Ben beyaz peynir ve zeytin bir arada kullandım. İçine nanede koydum. Nane değişik bir tat veriyor poğaçalarda. Sevgili kardeşim Ebru'nun önerisiyle bende maydanoz yerine nane koyuyorum bazen.
Tepsiye dizdikten sonra yumurta sarısını sürün ve çörek otu serpiştirin. Biraz bekletin ve 180-200 derecede pişirin.
Afiyet olsun. Sevgiler.

Pazartesi, Aralık 10, 2007

BAHAR PASTASI :)



Daha kış gelmeden nerden çıktı bu pasta demeyin. Yaparken bahar havasındaydım, içimden öyle gelmişti ama cumartesi günü kış havasına büründüm :( Bugün yine 'güzel günler bizi bekler' modundayım. Daha doğrusu o havada olmak istiyorum.
Kızımın yuvaya başlaması şerefine perşembe günü yapmıştım bu pastayı. Çiçeklerle süsledim içimiz açılsın diye. Ama cumartesi başıma gelen bir hırsızlık olayıyla içimiz daraldı yine:(. Ne nasıl oldu diye uzatmak istemiyorum sadece şunu söyliyim özellikle çocuklu annelerin başına çok gelen çocuk arabasından çanta çalma durumu. Acayip dalgın oluyorum bazen ben yaa. Gayri ihtiyarı kolayıma geliyor ve çantayı asıveriyorum arabanın koluna. Çok yanlış biliyorum ama hep yapıyorum. Çantada ne var derseniz, ne yok ki. Ehliyet, cüzdan, araba ruhsatı, cep telefonu, araba teybi kimlikler vs vs vs. Bulunduğumuz mağazada kamera kayıtlarına baktık ama bir şey göremedik. Hoş görsek ne olacak ki. Şu evrak işleriyle uğraşmak çok yoracak en azından onlar bulunsa. Aman siz siz olun öyle arabalara falan çantanızı bırakmayın!


Neyse giden gitti yapacak bir şey yok maalesef. Gelelim pastamıza :) Kek olarak benim her zaman kullandığım kakaolu kolay kek tarifimi kullandım. Krema olarak kakaolu yağlı krema 'buttercream' denedim.

Pek yağlı krema, krem şanti kullanmayı sevmiyorum pastalarda ağır bir tadı olur diye özellikle çocuklarda yiyecekse ama bu sefer vaktim dardı ve pratik bişeyler yapmalıyım derken iç malzeme olarak buttercream de karar kıldım. Dışına da çilekli kremşanti kullandım. Bu şantiden azıcıkta içine sürdüm. Üstü için kreması pek yeterli gelmedi her tarafı kapanmadı düzgün olarak. Uzun zamandır kullanılmayı bekleyen yeşil granül çikolata topları imdadıma yetişti. Sadece yanlarını kaplamaya niyetliydim ama üstünede serpiştirdim. Eee bu yeşil görüntüye çiçek yakışır dedim ve çiçekleri yaptım. Allahtan renkli şeker hamurları kalmıştı önceden. Ortayada çiçek toplayan tavşanıda ekleyince süsleme benim neznimde tamamlanmış oldu. Akşama yetiştirdik böylece. Kekte buzlukta bekliyordu zaten :). Şimdi farkettim sanki arkamdan kovalayan varmış gibi yazmışım sanırım :).
Bu pastada bizim dışımızda kardeşim, eşi, yeğenim ve bazı komşular tarafından denendi ve onaylandı. Buttercream değişik bir tat verdi gerçekten. Kalan pastadan ertesi günü yiyince fark daha çok ortaya çıktı. Beklemiş pastaları daha çok seviyorum.
Kek tarifine benim pasta keklerinden bakabilirsiniz. Benim elimde iki kat pasta kalmıştı onu değerlendirdim ve bunun için aşağıda verdiğim ölçü sadece içi için yetti dışına krem şanti kullandım. Hem içine hem dışına kullanmak isterseniz miktarı iki kat arttırmalısınız.
Buttercream için gereken malzemeler:
125 tereyağ (oda sıcaklığında)

250 g pudra şekeri

2 tatlı kaşığı süt

2 yemek kaşığı kakao

2 yemek kaşığı sıcak su
Bir kaba tereyağını koyun ve üstüne elenmiş pudra şekerini, sütü ekleyin tahta kaşıkla veya mikserle iyice özdeşleşene kadar karıştırın. En son kakao ve suyu ekleyip biraz daha karıştırın. Kremanız hazırdır.
Bu kremayı değişik tatlarda hazırlayabilirsiniz. Kakao koymadan içine vanilya esansı, portakal veya limon kabuğu rendesi ve suyu ekleyebilirsiniz. Örneğin yukardaki ölçülere göre 4 tatlı kaşığı portakal suyu ve rendesini kullanacaksanız 2 tatlı kaşığı sütü çıkaracaksınız.

Kremalar ve değişik tatlarla ilgili ayrıca bilgi vericem inşallah yakında :).
Sağlıcakla kalın ve özellikle alışveriş merkezlerinde gözünüzü dört açın derim ben.

Cuma, Aralık 07, 2007

ELMALI TART

Yeni yıl ve bayram yaklaşırken çoğumuz yoğun bir şekilde hediye hazırlığı içinde olacağız. Kendi yaptığımız tartlar, çikolatalar, kurabiyeler hediyelerin en güzeli olacaktır buna eminim. Bende neler yapabiliriz diye dergileri karıştırırken Family Circle dergisinin eski bir sayısı elime geçti. Kim bilir ne zaman kimden almışım ,2001 senesine ait çünkü? Bu yıldızlı elmalı tart görünüş itibariyle beni cezbetti ve yapmaya karar verdim. Bir çok elmalı tarttan tek farkı sanırım hamurunda krem peynir kullanılması. Ama itiraf etmem gereken bir şey var ben iç malzemesini ve adını değiştirdim. Aslında orjinal tarif özellikle noel zamanı yabancıların çok tükettiği 'mince pie'. Yurt dışında oturan arkadaşlar bu payın içine konan 'mincemeat'i (kuru üzüm, meyve kurusu, kurutulmuş portakal kabuğu gibi meyvelerden yapılan karışım) kolaylıkla bulabilirler.
Gerekli malzemeler:
175 gr tereyağ (oda ısısında)
55 gr krem peynir
1 limon rendesi
250 gr un
2 tatlı kaşığı pudra şekeri
bir çimdik tuz
1 çırpılmış yumurta
İç malzemesi:
3 orta boy elma
yarım bardak portakal suyu
2 çay kaşığı tarçın
2-3 çorba kaşığı şeker
(mince meat kullanmak isteyenler için: 300 gr mincemeat'i iri doğranmış 1 adet muzla karıştırın)
Yağ, limon rendesi ve krem peyniri beraber çırpın. Un, pudra şekeri ve tuzu karıştırın. yumuşak hamur olana kadar karışımı karıştırın. Streç filme sarıp buzdolabında 25 dk bekletin.
Not: Bir dahaki sefere hamur karışımına biraz daha pudra şekeri eklemeyi düşünüyorum. Bu haliyle çok beğenildi gerçi baymayan hafif bir tadı oldu ama ben yine de biraz daha şekerli daha iyi olur diyorum :).
Elmaları rendeleyip portakal suyuyla karıştırın içine şekeri ve tarçınıda ekleyip bekletin. Fırını 190 dereceye ayarlayın.
Hamuru açıp su bardağının ağzıyla veya o ölçüde kurabiye kesme kalıbıyla 10 adet parça kesip çıkarın. kalan hamurla ufak yıldız şekil kesin. Tart kalıplarına yuvarlak hamurları içini çukurlaştırıp dizin. İç malzemeyi bölüştürün. Yıldız şekilleri ya da arzu ettiğiniz başka şekildeki hamur parçalarını üstlerine yerleştirin. Fırça yardımıyla üstlerine yumurta sürün ve 15 dk pişirin.
Çıkardıktan sonra pudra şekeri serpip ılık olarak servis yapın. Bu tip tartları ılık yemek gerçekten çok lezzetli oluyor.
Kalori hesabı yapan arkadaşlara dip not: Derginin belirttiği üzere her bir tart 330 kaloriymiş.
İyi haftasonları...

Çarşamba, Aralık 05, 2007

TATLI KOŞTURMA :) ve ÇİKOLATALI MUFFİNLER


Bu hafta güzel bir koşturma içine girdik kızımla. Hayatımıza güzel bir heyecan, renk geldi ama uzun, yorucu bir yolculuğun da ilk adımları atıldı. Benim kuzum Damla'm büyüdü de yuvaya başladı bu hafta :).

Uzun yuva arayışlarım sonucunda nihayet bir karara vardık ve bu hafta Damla'yı okula başlatabildik. Doğduktan sonra çalışma hayatıma ara vermiştim. 1 sene sonra bakıcı ablayla devam edelim dedik. Ama hep içimde bir suçluluk duygusu vardı. Her gün içim cız ederek işe gidiyordum. 4 ay dayanabildik ve ben istifa ederek en azından yuva yaşına kadar ben bakıcam diyerek bakıcı defterini kapadık. O gün bu gün kızımla hep beraberiz :). İnşallah nice senelerde beraber oluruz. Ama herkesin kendi hayatı olacağı da bir gerçek. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak biliyorum. Artık okul hayatı başladı mı bir çok şey değişecek ve hem benim hem kızımın alışması gereken bir dönem başlıyor.

İlk gün gayet güzel başladı ama ben okuldan ayrılamadım tabii ki. Müdüre hanımın odasından kamerayla takip ediyordum ama o yetmiyordu bulunduğu sınıfın kıyısında köşesinden izliyordum. Arkadaşlarıyla napıyor? uyum sağlayabiliyor mu? O resmi çekeyim bu videoyu çekeyim derken her ne kadar gizli gizli yapmaya çalışsamda Damla'ya yakalanıyordum bazen ve kızın dikkati dağılıyordu. Yanıma gelip sınıfa çekiştiriyordu. Eee tabii öğretmende 'Ferah hanım yarın siz burda hiç yokmuş gibi yapalım mümkün olduğu kadar ona görünmeyelim' demek zorunda kaldı. Neyse o da bende bugün biraz daha alıştık. Umarim bu alıştırma dönemini sorunsuz atlatırız.


Okulunun ilk gününde arkadaşlarına dağıtması için kızımla muffin hazırladık. İtinayla süsleyip sepetimize yerleştirdik. Arkadaşlarına bir şeyler verme fikri çok hoşuna gitmişti ve heyecanla onları dağıttı. Muffin tarifini Pastacı Burcu'dan aldım.

Muffin için gereken malzemeler:
2 yumurta

2 fincan şeker

2 fincan sıvıyağ

2 fincan yoğurt

6 fincan un

1 pkt. kabartma tozu

100 gr bitter

Yumurta ve şekeri şekerler eriyinceye kadar iyice çırpın. Önce yoğurdu sonra yağı ekleyip karıştırın. Kabartma tozunu ve unu başka bir kapta karıştırıp diğer karışıma ekleyin. (Ben bu aşamada 1 çorba kaşığı kadar kakao ekledim hafifçe karıştırdım)En son çikolata parçalarını ekleyin ve bir iki karıştırdıktan sonra muffin kalıplarına bölüştürün. Önceden 180 derecede ısıttığınız fırında pişirin.

Afiyet olsun.

Pazartesi, Aralık 03, 2007

ÇİKOLATA KAPLI PASTA



Hüzünlü Pastanın Hüzünlü Fotoğrafları


Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, Kevgir Aralık Esra Özel sayısında elmalı tart ve bu pastayla yer alacaktım. Ama başka bir arkadaş benden önce davranıp elmalı tartı yapınca ve diğer tariflerde kapışılınca selen bana sadece bu pastayla katılmamı rica etti. Ama daha sonra ne yazık ki sadece Esra'nın yaptıklarına yer verileceğinden pastam bu sayıya konamadı :(. Şimdi gelelim bu pastanın hikayesine:


Cuma günü Esra'nın vefat haberini aldığım sırada yukarıda gördüğünüz pastayı yapıyordum. O moral bozukluğuyla pastayı bitirmek zorunda kaldım. Hadi bir iki kare resmini çekeyim dedim ama öyle artistik resimlerle uğraşacak halim yoktu ve fotoğraf makinasının ayarlarını bile yapmadan çektim resmini. Gördüğünüz gibi pek hoş olmadı. Bir az oynadım ama yinede pek düzeltemedim. Ama olsun bu fotoğraf üzüntünün fotoğrafı olarak arşivimde yer aldı.

Yiyecek blog dünyasına girişim çok olmadı. Ama blog takiplerim çok daha önceleri başladı. Sonra blogcu arkadaşlarla paylaşımlarımın olmasını daha fazla bekleyemedim ve bir blog hazırladım. İlk günlerde karşıma çıkmıştı Kevgir. Ne güzel bir fikir ne de güzel itinalı hazırlanmış demiştim. Bannerını sayfama eklemek istedim. İlk günlerin acemiliği işte nasıl olacağını soran yorumumu Kevgir'e bıraktım. O arada becerebildim gerçi. Esra gelipte bannerı görünce şirin bir yorum bırakıp gitmişti. Esra ile tek münasebetim budur aslında ama ne önemi varki. Önemli olan burada sevgi dolu bir insanın sevgi dolu paylaşımlarına şahit oldum.
Pandispanya ve krema için daha önce yaptığım bebekli pastadaki tarifi uyguladım. O gün iki ayrı kek yaptığım için ben bu pastaya bir kat daha ekledim. Yani bu pasta dört katlıdır.
Pastanın üstü için ganaj: 200 gr krema, 100 gr bitter, 100 gr sütlü kuvertür çikolata
Yapılışı: Kremayı bir kaba alıp ısıtın kaynama derecesine geldiği an ateşten alıp içine ufak ufak parçaladığınız çikolataları ekleyip yavaş yavaş karıştırıp eritin. Bir kenarda ılınmaya bırakın. Zamanla ganaj soğuyup koyulaşacak. Buzdolabında da bekletebilirsiniz. İstediğiniz kıvama geldiğinde pastanıza sürün. Eğer çok koyulaşırsa biraz ısıtırsanız akışkan hale gelecektir.

Süsleme için:100 gr bitter kuvertür çikolata100 gr beyaz kuvertür çikolata

Pandispanyayı üçe böldükten sonra aralarına krema, böğürtlen, vişne ve parça çikolata koyuyoruz. Bu aşamadan sonra pastanızı buzdolabında dinlendirin. Ganajı hazırlayıp pastanızı ince bir tabaka sıvayıp 15 dakika daha buzdolabında bekletin. Sonra kalan ganajın bir kısmıyla tekrar kenarlarını sıvayıp kalanını üstüne döküyoruz.

Bir yandan ayrı ayrı bitter ve beyaz çikolatayı benmari usulü eritin. Beyaz çikolatayı pastayı saracak ölçüde eni daha kalın olacak şekilde şerit halinde yağlı kağıda veya streç filme döküyoruz. Biraz soğumasını bekleyip bitter çikolatanın bir kısmını (kalanını süsleme için ayırın)beyaz çikolatanın üstünde gezdiriyoruz ve bir kürdan yardımıyla daireler çizerek birbirine karışmasını sağlıyoruz. Sonra buzdolabına koyup hafif soğuttuktan sonra dikkatlice pastanın etrafını çikolata içerde kalacak şekilde sarıyoruz. Üstüne taşan yeri dışa doğru kıvırıp o şekilde dolaba koyup çikolatanın donmasını bekliyoruz. Çikolatanın donduğundan emin olduktan sonra yavaşça yağlı kağıdı çıkarıyoruz.
Eritilen bir kısım bitter çikolatayı yine yağlı kağıda ince tabaka halinde sürüp dondurun. Sonra bir bıçak ya da sert spatula yardımıyla yağlı kağıttan kazıyoruz. Pastayı istediğiniz şekilde süsleyin.