Çarşamba, Ocak 30, 2008

FATİH'İN ÇİÇEĞİ TATLISI


Aslinda bu tatlının adını 'Fatih Sar(ama)ması' diye adlandırsam daha yerinde olur. Saliha'nin Geleneksel Tatlılar Etkinliği için 'Fatih Sarması' yapmak istedim ama pandispanyası kalın olunca saramadım, ben de olduğu gibi bırakıp o şekilde şerbetledim. Kalın olması sanırım kullandığım tepsiden kaynaklandı. Dikdörtgen borcam tepsi kullandım. Bu durumda tatlının adının değişmesi gerekiyordu ve ilk süslemeyi kaymakla çiçek şeklinde yapınca bende Fatih'in Çiçeği diyiverdim :)

Gerekli malzemeler:

4 yumurta

2 su bardağı un

1.5 su bardağı şeker

1 çorba kaşığı margarin (hüner kullandım)

Bir çay kaşığı vanilya

Bir paket kabartma tozu

3-4 çorba kaşığı çekilmiş fıstık

Bal

Şerbeti için:

2.5 su bardağı şeker

2.5 su bardağı su

-Yumurta ve şekeri çırpın.

-Margarini, unu, şekeri, kabartma tozunu ve vanilyayı ekleyin iyice çırpın.

-Karışımı tepsiye dökün. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. Yaklaşık 30 dk.

-Çıkardıktan sonra ılınmaya bırakın.

-Ilıkken üstüne bal sürüp fıstık serpin ve şerbetleyin.

-Üzerine ekstra fıstık kaymakla süsleyin.

Not:Rulo yapmak isterseniz, keki fırından çıkardıktan sonra nemli havluya sarın bekletin sonra içine bal sürüp fıstık serpin ve rulo yapın. Sonra şerbetleyin.

Afiyet olsun.

Pazartesi, Ocak 28, 2008

KESTANELİ PASTA


Eşimin geçmiş doğumgünü için pasta yapacağımı söylemiştim. Ama hem gecikmiş olması, hem haftasonu olan başka planlar derken araya sıkışan bir doğumgünü pastası olmak durumunda kaldı maalesef(acaba bunda ona biraz bozuk olmamın sebebi de var mıdır sizce?:)Kafamda çok daha başka pasta yapmak vardı. Daha bir karakterine uygun temalı pasta olsun istiyordum ama olmadı.

Emel Başdoğan'ın kestane tatlısını yapmak için bir kestaneli krema hazırlamıştım iki gün önce ama yaptığımda bunun güzel bir pasta kreması olabileceğini düşündüm. Ve pastada kullanmaya karar verdim. Pandispanyasını bir gün önceden yapamadım ve pazar günü hem kekini yapıp pişer pişmez katlara ayırmam gerekti. E böyle olunca bayağı dağılan parçalanan bir kek oldu. Bu hatada alttaki dilim fotoğrafında göreceğiniz gibi kek kırıntılarının kremaya karışmasından anlaşılıyor zaten.
Daha önce yaptığım bir pandispanya değildi. Tarifi birebir uygulamayınca kek kuru oldu. Yani malzeme miktarları az gelmişti arttırayım diyince olmadı işte. Ve şunu bir kez daha gördümki orjinal tarifi fazla kurcalamamak lazım :).

O yüzden ben size kekin değil sadece çok hoşumuza giden kremanın tarifini vereceğim. Pandispanya olarak kakaolu istediğiniz pasta keki uygulanabilir.


Krema için Gerekli malzemeler:

500 gr kestane

1/2 su bardağı toz şeker

200 ml krema

vanilya

Kestanelerin kabuklarını keskin bir bıçakla artı şeklinde kesin. Su dolu tencereye koyup haşlayın. Pişince suyunu süzün, kabuklarını soyup rondoya koyup krema, şeker ve vanilyayı ekleyip iyice karıştırın. Buzdolabında bekletin. Ben pasta içine kalan kestaneleri parçalayıp koydum ve damla çikolata serpiştirdim.

Emel Başdoğan bu kremayı çikolata kaplarının içinde sunmuş. Üstünüde meyve şekeriyle süslemiş. Size fikir vermesi için ağıdaki orjinal tarife ait resmi koydum.

Kabul buyrun efendim :). Sevgiler,





Pazar, Ocak 27, 2008

ŞEKER KURABİYE


Kızmın arkadaşlarından Derin'in doğum gününü kutladık bu haftasonu. Doğumgünü pastasını yapacağıma söz vermiştim ama bizim plansız Uludağ tatilimiz işi bozdu ve maalesef yapamadım. Ama en azından çocukların hoşuna gidebilecek kurabiye yapıp götürmek istedim. Kısa bir zaman içerisinde yapmaya çalıştım ve yetişme telaşıyla da güzel resim çekemedim haliyle. Süsleme aceleden içime sinmese de tadı güzeldi.
Ben bu tarifi sevgili pastacı kız'dan aldım. Temel tarifi kullandım arzuya göre içine tarçın, zencefil, parça çikolata kullanabilirsiniz.
Şeker Kurabiyenin tarifi:
2 bardak un (hamuruna göre ben biraz daha fazla kullandım)
125 gr margarin ve ya tereyağ (bitkisel margarin kullandım)
1 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya ve ya limon rendesi
Malzemeleri iyice karıştırıp bir hamur elde edin. Sonra Buzdolabında yarım saat bekletin. Bu arada fırını 170 derecede ısıtın. Hamuru istediğiniz şekillerde kalıplarla kesin. Ben bu aşamada tepsiye dizdikten sonra tekrar bir 5 dk dolapta tutuyorum. Sonra üzerleri fazla kızarmadan pişirin. Yaklaşık 15-20 dk . Fırınınıza göre değişebilir bu süre.
Afiyet olsun.

Cuma, Ocak 25, 2008

GECİKMİŞ TARİF: HİNDİSTAN CEVİZLİ ÇİKOLATALAR


Yılbaşında yaptığım ama bir türlü tarifini yazamadığım çikolatadan (soldakiler) bahsedeyim de aradan çıksın istedim. Hem belki merak edenler vardır diye hem de benim arşivimde bulunması için.

Önce şunu söylemek istiyorum ki, herhangi bir çikolata yapımı kursuna katılamadım henüz bunlar benim acemice denemelerim :). Oradan buradan okuduğum, gördüğüm tariflerle kendi kendime yapmaya çalışıyorum. Kursuna giden arkadaşlar muhakakki daha ince teknik detaylar biliyorlardır. Çikolatanın kaliteli görünmesi ve tadının güzel olması için kuvertürün belli bir ısıda eritilmesi ve sonra soğutulması gibi aşamalar var ama ben bunları pek uygulayamıyorum. Ama yinede fena olmuyorlar, ne de olsa ev yapımı :).

Minik yuvarlaklardan oluşan silikon kalıp almıştım yılbaşından çok önce. Bunlar belki çikolata için pek uygun olmayabilir ama aldığım yerdeki yetkili kullanabilirsiniz deyince denemeye karar verdim.

Bir gece zapping yaparken Home Tv de çikolata duayeni Jaques Torres'e rastladım. Mümkün olduğunca programlarını kaçırmamaya çalışıyorum çünkü çok hoş tarifler veriyor, değişik süsleme ve sunum teknikleri gösteriyor. O gece çikolata yapıyordu. Acayip hızlı ve usta bir eli var. Hayranım kendisine :). İlgileniyorsanız eğer cumartesi geceleri program tekrarları oluyor bilginize.
Programı aslında geç açmışım bazı şeyleri kaçırmıştım ama aşağı yukarı böyledir diyerek kendi tarifimi uyguladım. Yalnız programın bir kötü yanı malzemelerin miktarlarını söylemiyor genelde. Kendi kendinize şu kadardır herhalde diye fikir yürütmek zorunda kalıyorsunuz bazen. O yüzden bende temel malzemeleri yazacağım ,yanlış bilgi vermemek için miktar belirtmek istemiyorum. Yalnız şunu söylemeliyim dolgu malzemesi yoğun kıvamda olması gerekiyor, sulu olmayacak.

Gerekli malzemeler:

Hindistan cevizi

Beyaz kuvertür

Krema
Bitter kuvertür

Mısır şurubu (konmasada olur sanırım ama ben mısır şurubunun koyusu anlamına gelen glikoz ekledim birazcık, ev yapımı tarif aşağıda))

1 çay kaşığı kadar Hindistan cevizi aroması (bunuda ben kendim ekledim)


Yapılışı:
-Kremayı ısıtıp içine beyaz çikolata parçalarını ekleyip eriyinceye kadar karıştırdım,

bolca hindistan cevizi ve bir çay kaşığı kadar hindistan cevizi esansı ekledim.

-Diğer taraftan benmarie yöntemiyle erittiğim bitter kuvertürü kalıba döküp şöyle elimde biraz aşağı yukarı sallandırarak her tarafa dağılmasını sağladım ve fazlasını tekrar kaba döktüm.

-Kalıbı dolaba kaldırarak çikolatanın katılaşmasını bekledim.

-Donunca çay kaşığı yardımıyla hindistancevizi karışımından içlerine doldurdum fazla taşırmadan. Sonra tekrar erimiş bitteri üzerlerine döküp kapladım ve bir spatula yardımıyla fazlasını sıyırdıktan sonra tekrar buzdolabına koyup iyice donmasını bekledim.

Silikon kalıp olduğu için çikolatalar hemencecik çıkıverdi. Parlak parlak çikolatalarım oldu. Ama yinede parçalanmaması için dikkatli olmak gerekiyor. Sert çikolata kalıpları kullanılırsa tezgaha ters çevirip vurarak çıkartabilirsiniz.

Acemice yapılan bu çikolatalar aile efradı tarafından çok beğenildi. Bu sonucu almakta beni mutlu etti tabii ki.

Sevgilerimle,

NOT: Ev yapımı Mısır şurubu tarifi:
Bu tarifi Nino'dan almıştım ama henüz denemeye fırsatım olmadı. Yapmak isterseniz malzemeler ve yapılışı söyle:

-400 gr seker
-240ml su
-1 fiske tuz
YAPILISI
Seker ve suyu tencerede 5 dakika kaynatin. Kaynayan sekerli suyu ocaktan alin ve icine 1 fiske tuz ilave edin. Misir surubunuz kullanima hazir.

Perşembe, Ocak 24, 2008

KONSEPT DIŞI :) UFAK BİR TATİL


Dağ ve kar bize çok şey ifade ediyor. Huzur bulduğumuz, her türlü düşünceden uzak kaldığımız, doğayla başbaşa olduğumuz, enerji depoladığımız yer. Etrafınız ne kadar kalabalık olursa olsun, o zirveye çıktığınızda alabildiğine uzanan bembeyaz örtünün ve yeşilin masmavi gökyüzüyle birleşmesini seyre daldığınızda, sadece siz ve doğa başbaşaymış gibi hissediyorsunuz. Muhteşem bir duygu.
Biz de bu hafta bu duygudan daha fazla mahrum kalmamak için Uludağ'da kısa bir tatil yaptık. Damla'nın da keyfine diyecek yoktu şüphesiz :) (bak. resim 1) Karlarda yuvarlanıp durdu hatta kaydı. İster kayın ister kaymayın ama dağa çıkın, o havayı, o doğanın güzelliğini çekin içinize. Tabii ki kar ve soğuğu, doğayı severlere sözüm.
Orada bulunduğumuz tarih eşimin doğumgününe denk geldi. Ani bir kararla gittiğimiz için güzel bir tesadüf oldu. Ama ona söz verdiğim doğumgünü pastasını yapacağım elbette. Gecikmelide olsa haftasonu kısmetse.
Sevgiler,

Cumartesi, Ocak 19, 2008

CRAZY FOR CHOCOLATE? : YESSSSSS :)



Geçen hafta bir gün Damloş'u yuvaya bıraktıktan sonra eve dönmek istemedim, Akmerkez'e gitmeye karar verdim ve evde kitap okumaya fırsat bulamadığım için uzun zamandır rafta bekleyen Elif Şafak'ın yazdığı bir otobiyografik roman olan Siyah Süt'ü de yanıma aldım.

Henüz açılmamış olan Akmerkez'in önünde biraz bekledikten sonra yemek katına çıkarak güzel bir kahvaltı ettim ve sonrasında çıkardım kitabımı okumaya başladım. Anne adayları ve annelerin okuması gereken bir kitap olarak düşünüyorum. Doğum sonrası depresyon ve anneliği anlatıyor. Yazarın tanımlamasıyla "Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye burada incelenen. Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli... aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır." Aksini söyleyen var mı?

O gün okuduğum 50 sayfayı henuz geçemedim. İlk fırsatta aynı şeyi yapmayı düşünüyorum. Evde her zaman yapacak başka işler çıktığından artık sabahları bir yerlere giderek kendime vakit ayırmaya karar verdim.

Sonra kendimi kaybettiğim, çok keyifli vakit geçirdiğim Remzi Kitabevi'ne gittim. Çok satanlara şööyle bir göz gezdirdikten sonra rotayı tabiki yiyecek kitapları bölümüne çevirdim. Kendimi alamayarak elim kolum dolu kitaplarla mini cafesinde oturup inceledim. Hangisini alacağıma karar vermek zor oldu ama sonunda Crazy for Chocalate 'ta karar kıldım. İçinde bulunan tarifler beni mest ettiği için mutlu bir şekilde çıktım oradan. Biran önce eve gelip içlerinden birini yapmak için sabırsızlanıyordum. Ertesi günü ziyaretimize gelecek olan ablacığım için Çikolatalı Dilim Cheesecake i gözüme kestirdim. Uzun zamandır cheescake yapmadığımı farkettim bu arada. Halbuki en çok sevdiğim tatlılardan biridir.


Gerekli malzemeler:

200 gr Kakaolu bisküvi (Ben Ülker'in Damla çikolatalı Başak bisküvisini kullandım)

80 gr erimiş tereyağ

100 gr damla çikolata


Dolgu için:

375 gr krem peynir

125 gr şeker

3 yumurta

150 gr erimiş beyaz çikolata


üstü için:

150 gr bitter kuvertür

160 gr krema


Fırını 180 dereceye ayarlayın. 20 x 30 cmlik dikdörtgen fırın kabını yağlayıp kabın kenarlarından taşacak şekilde parşömen kağıt serin.

1. Bisküvileri ufalayıp bir kapta yağla karıştırın ve fırın kabının iyice yayın. Üstüne damla çikolatalarından serpiştirin.

2. Dolgu malzemesi için, mikserle krem peyniri yumuşayana kadar çırpın, şekeri ekleyin ve iyice karışana kadar çırpın. Yumurtaları birer birer ekleyip karıştırın. Benmari usulü erittiğiniz beyaz çikolatayıda karışıma ekleyin ve hepsi iyice karışana kadar çırpın. Kalıba eşit olarak yayın ve 30 dk pişirin. Soğuttuktan sonra buzdolabına koyup sertleşmesini bekleyin.

3. Çikolata ve kremayı bir kaba alarak benmari yöntemiyle çikolata eriyene kadar karıştırın. Soğuyup koyulaşınca cheesecakein üstüne döküp kaşıkla veya bıçakla şekil vererek tekrar buzdolabına koyun. Bir gece ve ya en az 4-5 saat bekletin.

Çarşamba, Ocak 16, 2008

YE# 30 ETKİNLİĞİ - TİSSİYE


Sevgili Tuba'nın 'Dünya Mutfaklarından' etkinliğine daha önce 'kosept dışı' olarak yayınladığım bu tarifle katılmak istediğim için tekrar yayınlıyorum. Bu güzel etkinlik için Tuba'ya teşekkür ediyorum. Bu sayede bir çok değişik tarifle tanışacağız.

Özellikle mantı severler, sarımsaklı yoğurtlu lezzetleri sevenlere bu yemeği tavsiye ederim. Tarif bir arap ülkesine ait. Suriye'de bulunan halam ve ablamdan dolayı bayağı bir arap yemekleriyle haşır neşir oluyoruz. Arap mutfağı genelde ağır, yağlı ama bir o kadar da lezzetli yemeklerden oluşuyor. Ama bu tarif içlerinde en masum olanlarından diyebilirim.

Gerekli malzemeler:

5-6 adet lavaş ekmeği (marketlerde satılan yuvarlak olan, eğer fırından ve ya kebapçıdan alınmış uzun lavaş ekmeği olursa 3-4 adet yetebilir)

1.5 su bardağı haşlanmış nohut

yarım su bardağı tahin

6 - 7 tepeleme kaşık yoğurt

3-4 diş sarımsak

2 çorba kaşığı dolmalık fıstık

tereyağ

tuz

Yapılışı:

Lavaş ekmeklerini ufak ufak parçalayın. Bir tepsiye dizerek fırında hafif kavrulmalarını sağlayın. Çıtır olmaları gerekiyor. Arada karıştırın. Diğer yandan sarımsakları ezerek yoğurtla karıştırın ve tahini ekleyin. Siz kendi damak tadınıza göre sarımsak, tahin ve yoğurt ayarını yapabilirsiniz.

Lavaş parçalarını servis yapacağınız tabağa yayın üzerine haşladığınız nohutları dökün birazda nohutları haşladığınız sıcak sudan üzerlerine gezdirin. Lavaşların ıslanması ve sıcak olması gerekiyor. Gerekirse bu aşamada fırında ya da ocak üstünde ısıtın. Fıstıkları bir iki yemek kaşığı tereyağında renkleri değişene kadar kavurun. En son tahinli yoğurdu nohutlu lavaşların üzerine döküp fıstıkları tereyağıyla birlikte en üste gezdirin.

Afiyet olsun.



DEREOTLU POĞAÇA



En sevdiğim tuzlu çeşidi poğaçadır. Sıcak sıcak yenen poğaçayı hiç bir şeye değişmem. Hangi çeşidi olursa olsun hepsi kabülümdür. İkinci sırayı zeytinli açma ve üçüncü sırayıda simit alıyor. Ama sokak simidi. Simit Saray'larinda satilanlarda güzel elbet ama fırından yeni çıkmış çıtır çıtır o sokak simidinin yerini tutmuyorlar maalesef.
Bugünlerde yine poğaça krizim tuttu ve geçenlerde Burçin'ciğimin ve Didem'ciğimin sayfalarında görüp acayip canım çekmişti. Her zaman yaptığım mayalı poğaçamı çok seviyorum ama arada sırada yaptığım başka bir poğaçayı değişik şekilde denemek istedim bu sefer. Çok değişik bir şey yok aslında. Sadece içine koyulan malzemeleri hamura katıp beraber yoğurup köfte şeklinde yuvarlayıp tepsiye dizdim. Hepsi bu.
Temel tarifi blogcu arkadaşlardan birinden almıştım. Çok zaman oldu, kimden aldığımı inanın hatırlayamıyorum o yüzden de isim ve link veremiyorum. Eğer bu tarif bana ait diyen varsa lütfen söylesin. Gerçi orjinali böyle değil. Yani hamur malzemeleri aşağıdaki gibiydi sadece iç malzemesinde patates ve kaşar peyniri var ve börek gibi açılıp tek parçada pişiriliyordu. Ben normal poğaça gibi yapıyorum.
Gerekli malzemeler:

8 çay bardağı un

1 paket hamurişi margarin (sana ve ya hüner)

1 su bardağı yoğurt

1 paket kabartma tozu
Tuz

Beyaz peynir

Taze kaşar peyniri

Nane

Dereotu

İç malzemeleri arzuya göre istediğiniz kadar koyarsınız diye miktar belirtmiyorum. Ben de göz kararı ekledim hepsinden.

Oda ısısında yumuşamış margarini, yoğurdu, unu ve tuzu karıştırıp yoğurun. Ayrı bir yerde karıştırdığınız iç malzemeleri de üzerine ekleyip tekrar yoğurun. Ufak parçalar koparıp elinizde yuvarlayıp şekil verip yağlanmış tepsiye dizin. Üzerine yumurta sarısı sürüp çörekotu serpin ve 180-190 derece fırında pişirin.
Afiyet olsun.

Salı, Ocak 15, 2008

ELMALI MUHALLEBİLİ TATLI


Elmalı krem karamel olarak duyurduğum gelecek tarifimin adını, pek bizim bildiğimiz krem karamel gibi olmadığından değiştirdim. Aslında yapıp bloğa koymaya karar vermeden önce herhangi bir tarifi duyurmam ama nasıl olduysa bunu daha yapmadan gelecek tarif olarak yazdım. Yanlış anlamayın tadı çok güzeldi sadece ismi uygun değil diye düşündüm :).

Sanırım karamel adını üstüne sürülen yumurta beyazından alıyor ama ben yine de adını değiştirdim. Asıl herkesin bildiği sevdiğimiz krem karameli yakın zamanda yapacağım kısmetse :).

Benim gibi elmalı tatları sevenlerdenseniz bunuda beğenirsiniz o zaman. İçinde elma ve tarçın olan herşeyi beğenirim. Yapımı çok kolay ve ufak çocuklarında rahatlıkla yiyebilecekleri bir tatlı oldu. Orjinal tarifinde kaselere boşaltılarak yapılmıştı ama ben malzemeleri yarıya indirip bir de dikdörtgen bir borcamda yapınca böyle ince görünümlü bir tatlı oldu. Ama önemli olan tadı değil mi :) ? Tadını beğendiğimize göre sorun yok o zaman. Tarif Sofra dergisinden alınmıştır.

Gerekli malzemeler:

6-8 kişilik

7 adet elma

1 çay bardağı toz şeker

1 çorba kaşığı tarçın

1 çorba kaşığı dövülmüş fındık

Krema için:

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağı un

4 su bardağı süt

3 adet yumurta sarısı

Üzeri için:

3 yumurtanın beyazı

yarım çay bardağı şeker

Elmaları soyup küp küp doğrayıp bir tencereye alın. Üzerine toz şekeri ekleyip kısık ateşte elmalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Ateşten alıp içine tarçını ve fındığı ilave edin. Tek kişilik ısıya dayanıklı cam kaplara elmaları paylaştırın veya benim yaptığım gibi tek parça borcama yayın. Bir tencerede şekerle unu koyup karıştın. İçine yumurta sarılarını ve sütü ekleyerek topaksız olacak şekilde karıştırarak muhallebi kıvamında pişirin. Mikserle bir iki dakika çırpın. Elmaların üzerine muhallebiyi dökün. En son yumurta beyazlarını, şekeri azar azar ekleyerek kar beyaz olana kadar çırpın ve muhallebinin üzerine sürün.

Fırın kaplarını fırının üst rafına koyup yumurta beyazlarının üzeri pembeleşene kadar pişirin. Fırından çıkarınca soğumaya bırakın ve buzdolabında en az bir saat bekletin.

Afiyet olsun.

Pazartesi, Ocak 14, 2008

TÜM SADELİĞİYLE MUZLU RULO PASTA





Ben sıradaki yapmak istediğim tarifleri hayata geçirene kadar haftasonu sevgili kardeşim Ebru'nun yapmış olduğu bu pastayı sizlerle paylaşmak istedim. Çok hafif ve çok lezzetli, yumuşak ve bir o kadarda yapımı kolay. Yeni şeyler deneme hevesinden bazen böyle basit ama güzel olan bazı tarifleri es geçiyoruz. Bu da onlardan biri. Öyle fazla ve değişik malzeme gerektirmeyen yemesi de keyifli olan bir pasta.


Sade pandispanya ve vanilyalı kremayla yapılan bu pastanın iç malzemesini istediğiniz gibi çeşitlendirebilirsiniz. Süslemesi de yine zevke göre daha renkli olabilir ama biz bu sadeliği çok sevdik ve bloğuma koymaya karar verdiğimde de resmini çekerken farklı bir süsleme yapmaya gerek görmedim. Yoğun muz ve vanilyalı kremanın tadı da çok yerindeydi. Özellikle pandispanya tarifinin temel tarif olarak arşivimde bulunmasını istedim.




Pandispanya malzemeleri:

3 yumurta

1 su bardağı pudra şekeri

1 su bardağı un

2 çay kaşığı kabartma tozu

1 tatlı kaşığı limon suyu


Kreması için:

2 su bardağı süt

2 tepeleme yemek kaşığı un

2 yemek kaşığı toz şeker

1 adet yumurtanın sarısı

3 tepeleme yemek kaşığı pudra şekeri

1 paket vanilya

125 gr yumuşak margarin


Süslemek için 4 orta boy muz


Bir kapta yumurta ve pudra şekerini mikserle çırpın. Un ve kabartma tozunu eleyerek ilave edip limon suyunu ekleyerek bir kaç dakika daha çırpın. Hamuru fırın kağıdı serili dikdörtgen fırın kabına döküp kaşıkla eşit olarak yayılmasını sağlayın. 175 derecede ısıttığınız fırında üzeri hafif pembeleşinceye kadar pişirin. Keki nemli beze sarıp rulo yapın ve soğuması için bekleyin.

Diğer yandan süt, un ve tozşekeri bir tencerede iyice karıştırın, orta ateşte pşirdikten sonra soğumasını bekleyin. Yumurta sarısı ve pudra şekerini başka bir yerde iyice çırpın. Vanilya ve margarini de ilave edip çırpmaya devam edin. Karışımı soğumuş olan kremaya ekleyerek malzemeler iyice karışana kadar çırpın.

Soğuk haldeki keki nemli bezden çıkararak açın. Kremanın bir kısmını sürerek muzları bütün olarak yerleştirin ve rulo yapın. Pastayı servis tabağına alıp kalan kremayı üstüne sürün. Muz dilimleriyle süsleyin.

Afiyet olsun.

Sevgilerimle herkese iyi haftalar.
Gelecek tarif: Elmalı Krem Karamel

Perşembe, Ocak 10, 2008

PASTACI RAPUNSEL'E ZİYARET


Geçen hafta zehirlenme olayından önce ne zamandır ziyaretine gitmek istediğim Pastacı Rapunsel'ciğimi görmeğe gittim. Her zaman o tatlı sıcak yorumlarıyla beni yalnız bırakmayan arkadaşım sevgili Didem'ciğimin güzel keklerini, kurabiyelerini sergilediği Cafe'de buluştuk kendisiyle. Her gün Damla'yı yuvaya götürüp getirirken burnunun dibinden geçiyormuşum meğer. O güzel uzun sarı saçları ve kendisi beni yolda karşıladılar. Ben arabayı parkedip cafe nin ne tarafta olduğunu park görevlisine sorarken taa uzaktan uzun sarı saçlı bir bayan farkettim ve tamam bu o dedim. Daha karşıdan 'Didem' diye seslendim. Gülüştük sarıldık sanki uzun zamandır birbirimizi tanıyor gibiydik.


Şirin mi şirin sıcak samimi bir Kitapçı & Cafe. Giriş kitapçı üst katı zevkle döşenmiş cafe. Hele bir hamarat ablası var, anlattığına göre, çok lezzetli yemekler hazırlıyormuş öğlen saatlerinde. Bir gün özellikle yemek yemek için gideceğime söz verdim. O gün gittiğimde fotoğraf çekmeyi unuttum ve kendisinden Cafe'nin dışarıdan çekilmiş fotoğrafını istedim. Bloğumda bahsederken en azından Cafe'nin resmi olsun diye. Vitrininde kendi yaptığı maket pastalar ve kurabiyeler var. Yolunuz 4. Levent çarşısına düşerse bir uğrayın.


Hemen oturduk sohbete daldık. Bir yandan da, geçenlerde bloğunda tarifini verdiği ve benimde canımın çok çektiği o güzel kekinden ikram etti. Gerçekten her şeyi yerinde olan bir tat. Çok lezzetliydi. Tavsiye ederim. Tarifini bloğundan, 'Bol Çikolatalı Portakallı Kek' adıyla bulabilirsiniz. Tekrar eline sağlık Didem'ciğim ve o sıcak ev sahipliğinden dolayı çok teşekkür ederim. İyi ki varsın. Artık mekanını öğrendim sıkça rahatsız ederim sizi bundan sonra :).

Pazartesi, Ocak 07, 2008

ZEHİRLENDİM YİNE :)

Maalesef yıllık olağan gıda zehirlenmemi yaşadığım için 5 gündür kendime gelemiyorum :) :(, gülsem mi üzülsem mi karar veremedim. Daha bir sene önce belkide o kadar olmamıştır bile, yine zehirlenmiştim ama o zaman daha kötüydüm hiç ayakta duramıyordum ve hastaneye gidip serum taktırmak zorunda kalmıştık.

Bu sefer hafif atlatıyorum ama bünye zayıf olunca işte hemen toparlayamadım. Hala keyfim yok. Ağzımın tadı yok. Hiç canım yemek istemiyor, e doğal olarak yeni tarifler de denemeye halim yok içimden de gelmiyor. Ama sırada bekleyen bomba gibi tariflerim var :P. Biraz magazinsel oldu ama olsun biraz abartmak iyidir :). Tariflerin iyi olup olmadığına tabii ki sizler karar vereceksiniz.

Yeni tariflere kadar kendinize çok iyi bakın, yediklerinize de çok dikkat edin.

Sevgiler,

Perşembe, Ocak 03, 2008

GÜNAHIYLA SEVABIYLA YAŞ GÜNÜ PASTASI :)





Yeğenimiz Emre'nin 2. yaş gününü kutladık geçen gün. Daha aylar öncesinden pastasını ben yapacağım diye söz vermiştim. Her erkek çocuğunun sevdiği gibi Emre'de kamyon ve traktorleri çok seviyor. Ben de ona bir traktör pasta yapmak istedim. Ama olay göründüğü gibi kolay değilmiş. Yani bu pasta önce traktör yapılmak üzere traşlanırken birden şeker ve pişmaniye yüklü tıra dönüştü. Yoksa kamyon mu desem? Bir araç desek daha doğru olur sanırım :). Önden metro, yandan kamyon tır karışımı bir şey oldu. Ha şurası olmadı şuraya bunu yap burası olmadı buraya bunu yap derken bir de şoför yapalım dedik ama neden burnu yumruk yemişte bandajlanmış gibi beyaz yapmışım anlamadım :).

İlk defa bu tarz bir model çalıştığım için bayağı zorlandım aslında. Tecrübesizlik işte. Resmini bloğa koyup koymamakta tereddüt ettim. Sonuçta burası benim günahıyla sevabıyla, tatlısı ve tuzlusuyla yaptıklarımı paylaştığım yer olduğu için koymaya karar verdim. Ama bir daha bu tarz bir çalışma yaparsam nelere dikkat etmem gerektiğini daha iyi biliyorum şimdi.

Emre'nin pastayı görünce 'düt düt' demesi biraz moralimi düzeltti aslında. İnşallah gelecek sefere çok daha güzelini yaparım. Son resimde de her zamanki gibi sabırsız kızımın şekerlere saldırışını görüyorsunuz.

Çarşamba, Ocak 02, 2008

YILBAŞI PASTASININ VE BADEM EZMESİNİN TARİFİ



Yılbaşı kutlamaları biz de hep ailece olmuştur. Kalabalik bir aile olmamızdan dolayı çokta eğlenceli geçer. Bu sene sevgili kardeşim Ebru'da toplandık. Oraya götürmek üzere pasta yaptım ve bazı arkadaşlara hediye etmek üzere de çikolata ve truffllar yaptım.


Önce pastadan bahsedeyim. Pasta tarifini Mutfak Rehberi Dergisinde gördüğümden beri hep aklımdaydı ve yılbaşında yapacağım diye kendime söz vermiştim. Ama önce uyarmalıyım ki bu pasta yoğun kakao ve çikolata tadını sevenler için ideal. Ve muhakkak bir gece öncesinden yapılmalı. Ben kekini bir gece öncesinden yaptim ama badem ezmeli kremasını yılbaşı günü yaptım her ne kadar en az 4-5 saat dolapta beklemiş olsada tam tadını yakalayamadım akşam yediğim zaman hayal kırıklığına uğradım. Eve dönerken yanımda bir dilim pasta almıştım, ertesi gün oda sıcaklığında beklemiş pastanın tadı çok daha güzeldi.

Pandispanya için gereken malzemeler:

60 gr kakao

20 gr tereyağ

160 gr un

1 çay kaşığı karbonat

190 gr şeker

1 yumurta

1 pkt vanilya

25 gr yoğurt

25 gr krema


Dolgu malzemesi:

200 gr kuru kayısı

100 gr badem ezmesi (ben çikolatalar için yaptığım badem ezmesini kullandım, tarifi aşağıda)

100 ml portakal suyu

Üst sosu:

40 gr şeker

10 gr kakao
150 gr bitter kuvertür

75 ml su


Kek için kakao ve tereyağını 200 mlt sıcak suyla çırparak karıştırın. Un, karbonat, vanilya ve bir tutam tuzu bir kasede karıştırıp karışıma ekleyin. Yumurta, yoğurt ve kremayı katın. Bütün malzemeyi düşük hızda mikserle karıştırın. 18 cm lik kelepçeli pasta kalıbını veya çemberi yağlayıp un serpip karışımı yayın. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 50 dk pişirin. Bu süre fırınınıza göre değişebilir.

Diğer taraftan kayısı, badem ezmesi ve portakal suyunu rondodan iyice karıştırın.

Keki 4 eşit kata ayırın. (Benim kek maalesef istediğim gibi, kabarmadi. 4'e böldüm ama son kat düzgün olmayınca kullanmadım, o yüzden 3 katlı oldu). Kayısılı karışımdan eşit miktarda kek aralarına sürün ve buzdolabında soğumaya bırakın.

Sos için, şeker, kakao ve 75mlt suyu karıştırıp çırpın ve şerbet kıvamında kaynatın. En son bitter kuvertürü ufak parçalara bölüp sosa katın ve eiryene kadar karıştırın. 20 dk soğumaya bırakın. Koyulaşan sosu pastanın üstüne sürün. Ben bir tatlı kaşığının tersiyle dalgalı şekiller yaptım. Sonra buzdolabında bekletin. Üstünü istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz tabii. orjinalinde sadece kakao serpmişlerdi. Ben marzipandan yaptığım ay ve yıldız şekiller ve arjantin drajeleriyle süslemeyi uygun gördüm.

NOT:Bu pastayı bir daha yaparsam kakao miktarını daha az kullanıcam Ve de kesinlikle kek katlarını mümkün olduğunca ince kullanın. Badem ezmeli karışımda biraz daha fazla olabilir.
Marzipan hamuru:
Pastasını kendi yaptığı marzipan hamuruyla kaplayan varmı? Çok zor tutulan ve çabuk dağılan bir hamur olmasından dolayı çok zordur sanırım. Tecrübesi olan varsa lütfen yazsın.


Gerekli malzemeler:

225 gr pudra şekeri

225 gr toz badem

1 büyük boy yumurta beyazı

1 tatlı kaşığı limon suyu


Pudra şekerini ve toz bademi karıştırın içine yumurta akını ve limon suyunu ekleyin hamur kıvamına gelinceye kadar yoğurun. Hamuru pudra şekeri serpilmiş tezgahta açıp istediğiniz şekillerde kesin. Bu hamuru değişik şekerlemelr yapmak için kullanabilirsiniz.

Badem ezmesi:

1 bardak su

3 bardak tozşeker

3 bardak toz badem

Su ve şekeri karıştırıp şerbet kıvamında kaynatın, ılınınca toz bademi ekleyip yoğurun. Hamurun kıvamına göre biraz daha badem eklemeniz gerekebilir.

Ben bunu pastanın içinde kullandım. Kalan hamuruda ufak toplar yaparak eritilmiş bitter kuvertüre buladım. Badem ezmeli çikolatalarım oldu :).

Hindistancevizli, beyaz kuvertür ganajlı çikolataları da ayrıca yazıcam. Şimdilik bu kadar :).


Sevgiler,